Türkiye’deki Rus Markalar: SPIEF’te İhracat Fırsatları ve Engeller Ele Alındı
St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu’nda (SPIEF) “Made in Russia: Yaptırımlar ve Fırsatlar Arasında” başlıklı oturum düzenlendi. Katılımcılar, Rus markalarının yabancı pazarlardaki konumlandırılması, ihracatın geliştirilmesi ve yaptırım baskısı altında yabancı tüketiciler nezdinde güven inşa etmeye yönelik araçlar üzerine kapsamlı bir değerlendirme yaptı.
Konu, günümüz koşullarında son derece kritik bir önem taşımaktadır: Rus şirketleri, uluslararası pazarlara yeni giriş noktaları bulmak, alternatif lojistik zincirler kurmak ve iletişim stratejilerini, “Made in Russia” markasının birkaç yıl öncesine kıyasla çok farklı çağrışımlar uyandırdığı kitlelere uyarlamak durumundadır.
Oturuma, Rus İhracat Merkezi’nin (REC) temsilcisi Timur Safin katıldı. Safin, SPIEF bünyesinde Rus-Türk iş birliğinin gündemindeki kritik gelişmeleri yakından takip etmektedir. Oturumda söz alan diğer konuşmacı ise Rus-Türk İş İnsanları Birliği (RTİB) Başkanı Erdem Acay oldu. Acay, konuşmasında Türk tüketicisine ulaşmanın yollarını, uluslararası pazarlarda etkili iletişim kanalları kurmanın önemini ve “Made in Russia” markasının Türkiye’deki güncel algısını ayrıntılı biçimde ele aldı.
RTİB’in bu tartışmada yer alması tesadüf değildir. Yaklaşık 30 yıldır Rusya ile Türkiye arasındaki ticari ve yatırım ilişkilerinin güçlendirilmesine katkı sağlayan bu kuruluş, Rus ürünlerinin küresel ölçekte konumlandırılmasına ilişkin diyalogda ağırlıklı bir ses olma özelliği taşımaktadır. Türk iş dünyası perspektifinin forum gündemine dahil edilmesi açık bir gerçeği ortaya koymaktadır: Rus-Türk ekonomik diyalogu, dış politika konjonktüründen bağımsız olarak stratejik önemini korumaktadır.
Oturumun genel tablosuna bakıldığında şu sonuç öne çıkmaktadır: Türk tarafının Rus markalarına olan ilgisi sözde kalmamakta, somut bir nitelik taşımaktadır. İki ülke, değişen küresel ticaret koşullarında iş birliğine yönelik pratik mekanizmaları hayata geçirmeyi sürdürmektedir.