2025 yılında Özbekistan, Türkiye pazarındaki konumunu önemli ölçüde güçlendirdi. Sanayi ürünleri, iki ülke arasındaki ticaretin ana itici gücü haline gelirken, Türkiye’ye yapılan toplam yaklaşık 1,1 milyar dolarlık ihracatın 511,4 milyon dolarlık kısmını sanayi segmenti oluşturdu. Bu da toplam ihracatın %45’ine karşılık geliyor.
Bu gösterge yalnızca niceliksel büyümeyi değil, aynı zamanda ihracat yapısındaki dönüşümü ve ülkeler arasında yeni lojistik ile üretim bağlantılarının oluştuğunu da ortaya koyuyor.
Bu durum iş dünyası ve bölge için neden önemli?
Türkiye ile Özbekistan, geleneksel hammadde ticaretinin ötesine geçen ekonomik ortaklıklarını derinleştirmeye devam ediyor.
Bu süreç iş dünyası açısından şu anlamlara geliyor:
- Orta Asya ile Türkiye arasında daha sürdürülebilir tedarik zincirlerinin oluşması
- Türkiye’nin üretim ve işleme merkezi olarak rolünün güçlenmesi
- Özbekistan’ın sanayi için yarı mamul ve hammadde tedarikçisi olarak önem kazanması
Bu eğilim özellikle Türkiye’nin Avrupa, BDT ve Orta Doğu arasında bir köprü rolünü güçlendirdiği jeoekonomik dönüşüm sürecinde dikkat çekiyor.
Bakır ihracatın ana itici gücü olmaya devam ediyor
Sanayi ihracatının en büyük bölümünü bakır ve bakır ürünleri oluşturuyor. 2025 yılının üçüncü çeyreğinde bu ürünler Türkiye’ye yapılan sevkiyatların %40,26’sını oluşturdu.
Başlıca bakır ürünleri kategorileri
Bakır tel (GTİP 7408)
İhracat hacmi yaklaşık 6 bin ton seviyesinde gerçekleşirken, toplam değer 59,49 milyon dolar oldu.
Gözlenen değişim:
- Değer bazında: -%0,46
- Hacim bazında: -%6,51
Bakır borular ve tüpler (GTİP 7411)
İhracat hacmi 18,11 milyon dolara ulaştı.
Büyüme:
- Değer bazında: +%9,31
- Hacim bazında: +%2,55
Bükülmüş tel ve kablolar (GTİP 7413)
En hızlı büyüyen segmentlerden biri oldu:
- Değer bazında: +%1171
- Hacim bazında: +%1117
Yalıtımlı kablolar (GTİP 8544)
Keskin bir artış kaydedildi:
- Değer bazında: +%941
- Hacim bazında: +%999
Analiz
Bu veriler, Özbekistan’ın hammadde ihracatından daha yüksek katma değerli ürün ihracatına doğru kademeli bir geçiş yaptığını gösteriyor.
Bakır, Türkiye’de şu sektörlerde kritik öneme sahip:
- inşaat
- enerji
- kablo üretimi
- makine sanayi
Bu durum, Özbekistan’ın fiilen Türk sanayisinin üretim zincirinin bir parçası haline geldiğini ortaya koyuyor.
Tekstil: iplik segmentinde gerileme
Özbekistan’ın tekstil sektöründeki güçlü pozisyonuna rağmen, pamuk ipliği segmentinde ciddi bir düşüş yaşandı.
Pamuk ipliği (GTİP 5205)
2025 yılının üçüncü çeyreğinde:
- İhracat değeri: 17,11 milyon dolar
- Hacim: 6,42 bin ton
Değişim:
- Değer bazında: -%65,37
- Hacim bazında: -%66,35
Düşüşün olası nedenleri
Bu gerilemenin birkaç nedeni olabilir:
- Özbekistan’da iç işleme kapasitesine yönelim
- diğer üreticilerden artan rekabet
- Türkiye’de talep yapısının değişmesi
- hazır tekstil ürünleri ihracatına geçiş
Bununla birlikte, Özbekistan’ın toplam tekstil ihracatının 2,6 milyar dolara ulaşması, sektörün daha derin işleme modeline yöneldiğini doğruluyor.
Diğer sanayi ürünleri: ihracatta çeşitlenme
Bakır ve tekstilin yanı sıra diğer sanayi ürünleri de önemli rol oynuyor.
Başlıca ürünler
İşlenmemiş çinko (GTİP 7901)
- İhracat: 13,16 milyon dolar
- Değer bazında büyüme: +%20,99
- Hacim bazında büyüme: +%10,06
- Toplam ihracattaki pay: %6,26
Etilen polimerleri (GTİP 3901)
- İhracat: 11,56 milyon dolar
- Değer bazında düşüş: -%29,09
- Hacim bazında düşüş: -%12,46
Bu ne anlama geliyor?
İhracat yapısındaki çeşitlenme daha sürdürülebilir bir ticaret modelinin oluştuğunu gösteriyor:
- tek bir sektöre bağımlılık azalıyor
- sanayi iş birliği alanları genişliyor
- kimya ve metalurji sektörlerinde yeni büyüme alanları oluşuyor
Lojistik ve ticaret akışları: hacimler büyüyor
2025 yılının üçüncü çeyreğinde:
- Özbekistan’ın Türkiye’ye toplam ihracatı 210,39 milyon dolar oldu
- taşınan yük hacmi 114,63 bin tona ulaştı
- ağırlık bazında büyüme yaklaşık %9 seviyesinde gerçekleşti
Bu durum şunlara işaret ediyor:
- fiziksel ticaret hacminin artması
- iki ülke arasındaki ulaşım koridorlarının gelişmesi
- lojistik zincirlerinin daha verimli hale gelmesi
İş dünyası açısından bu süreç şu alanların önemini artırıyor:
- multimodal taşımacılık
- Kafkasya üzerinden geçen demiryolu rotaları
- Türkiye’nin liman altyapısı
İş dünyası açısından piyasa nereye gidiyor?
Mevcut ihracat yapısı, yatırımcılar ve şirketler için birkaç önemli eğilimi ortaya koyuyor.
1. Özbekistan’ın sanayileşmesi
Katma değerli ürün ihracatındaki artış, ülkenin hammadde modelinden sanayi modeline geçtiğini gösteriyor.
2. Türkiye’nin işleme merkezi rolünün güçlenmesi
Türkiye, ithal edilen hammaddeleri üretim zincirlerine entegre ederek işlenmiş ürünleri Avrupa Birliği ve Orta Doğu pazarlarına yeniden ihraç ediyor.
3. Bölgesel sanayi iş birliğinin oluşması
Türkiye – Orta Asya hattı giderek daha sürdürülebilir bir ekonomik modele dönüşüyor.
4. Yatırım fırsatlarının artması
Şu alanlarda yeni fırsatlar oluşuyor:
- ortak üretim tesisleri kurulması
- işleme faaliyetlerinin lokalizasyonu
- lojistik ve depo altyapısına yatırımlar
Gelecek perspektifi
Önümüzdeki yıllarda şu eğilimlerin güçlenmesi bekleniyor:
- sanayi ürünleri ihracatında daha fazla büyüme
- yüksek teknolojili ürünlerin payında artış
- Türkiye üzerinden geçen lojistik rotalarının genişlemesi
- BDT ülkelerinin Türkiye ticaretindeki rolünün artması
Belirleyici unsur ise Özbekistan’ın ülke içindeki işleme kapasitesini artırarak yarı mamul yerine daha fazla nihai ürün ihraç edebilmesi olacak.
Türkiye açısından ise bu süreç, Avrupa, Orta Doğu ve Orta Asya pazarlarına bağlı bölgesel sanayi merkezi statüsünü daha da güçlendirecek.
Sonuç
2025 yılında Özbekistan’ın Türkiye’ye gerçekleştirdiği sanayi ürünleri ihracatı yalnızca rakamsal bir büyüme değil, aynı zamanda bölgesel ekonomide yaşanan derin dönüşümün bir yansımasıdır.
Yeni bir iş birliği modeli oluşuyor; ülkeler artık yalnızca ticaret yapan taraflar değil, aynı zamanda ortak bir üretim ekosisteminin parçaları haline geliyor.