Rusya ve BDT Pazarlarına Açılmak İsteyen Türk Girişimciler İçin CBAM Rehberi
Avrupa Birliği’nin 2026 yılından itibaren uygulamaya koyacağı Karbon Sınır Ayarlama Mekanizması (CBAM), başta Avrupa pazarında faaliyet gösteren Türk ihracatçıları olmak üzere uluslararası ticarette köklü değişimler getirmektedir. Bununla birlikte, Rusya ve Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) pazarlarına açılmayı planlayan Türk girişimciler için de dolaylı etkiler barındırmaktadır.
Bu rehberde, CBAM düzenlemesinin mevcut durumu, kapsadığı sektörler, Türk ihracatçılara etkisi ve BDT hedeflerine nasıl entegre edilebileceği açıklanmaktadır.
CBAM Mevcut Uygulama Durumu
CBAM uygulaması, 1 Ekim 2023’te başlayan ve 31 Aralık 2025’e kadar sürecek olan geçiş dönemiyle devreye girmiştir. Bu süreçte finansal yükümlülük olmamakla birlikte, ithalatçılar AB’ye her çeyrek, ürünlerin üretimi sırasında ortaya çıkan sera gazı emisyonlarını raporlamak zorundadır.
2025 yılı itibarıyla sadece Avrupa Birliği’nin standartlaştırdığı emisyon hesaplama yöntemleri geçerlilik kazanmış ve bu tarihten itibaren alternatif yöntemler kabul edilmemektedir. 1 Ocak 2026’da ise uygulamanın mali boyutu devreye girecektir. Bu tarihten sonra, ithalatçılar ürünlerin karbon içeriği kadar CBAM sertifikası satın almak zorundadır.
Kapsanan Ürünler ve Sektörler
CBAM şu anda karbondioksit salımı yüksek olan 6 sektörde uygulanmaktadır:
- çimento
- demir ve çelik
- alüminyum
- gübre
- elektrik
- hidrojen
Söz konusu sektörlerdeki hem ana ürünler hem de bu ürünlerin türev ve ara maddeleri bu kapsamda değerlendirilmektedir. Türk ihracatçılar, ürünlerinin gümrük kodlarına göre CBAM kapsamına girip girmediğini detaylı şekilde analiz etmelidir.
Türk İhracatçılar için Uyumluluk Gereklilikleri
2025 sonuna kadar sürecek geçiş döneminde, Türk ihracatçıların AB ithalatçılarına ürün bazlı sera gazı emisyon verilerini AB metodolojisine uygun biçimde sağlama sorumluluğu vardır. 2026’dan itibaren ise mali yükümlülük AB ithalatçısına geçse de bu durum Türk üreticilerin fiyat rekabetçiliğini doğrudan etkileyecektir.
Uyum sürecine hazırlık için dikkat edilmesi gereken bazı noktalar şunlardır:
- doğrudan emisyonlarla birlikte, bazı sektörlerde (çimento, gübre gibi) dolaylı emisyonlar da bildirilmelidir
- emisyon verileri yalnızca 2025 itibarıyla zorunlu hale getirilen AB standartlarına göre hesaplanmalıdır
- emisyonların ölçümü, belgelenmesi ve doğrulanması için teknik altyapı oluşturulmalıdır
Yetkilendirme ve Kayıt Süreci
2026’dan itibaren AB’ye ithalat yapmak isteyen alıcıların, AB Komisyonu’ndan CBAM beyan edici (declarant) yetkisi alması gerekecektir. Bu sürece ilişkin düzenleme 17 Mart 2025’te onaylanmıştır. Türk ihracatçıları, müşteri portföyündeki AB ithalatçılarının bu yetki başvurularını zamanında yapmasını garanti altına almalıdır.
Finansal Etkiler
CBAM, AB Emisyon Ticaret Sistemine (ETS) paralel olarak karbon maliyeti yansıtan bir mekanizma sunar. Eğer Türkiye, AB tarafından tanınacak bir karbon fiyatlandırma sistemi uygularsa, bu sistem üzerinden kayıtlı ödemeler CBAM kapsamında düşülebilir. Bu da AB müşterilerinin maliyetini azaltarak Türk ürünlerinin rekabetçiliğini sürdürmesini sağlar.
Uyumsuzluk durumları hem geçiş döneminde hem de uygulama döneminde cezai yaptırımlara tabidir. Bu durum, AB ithalatçılarının Türk tedarikçilerden emisyon verilerini eksiksiz ve doğru biçimde istemesine neden olmaktadır.
Stratejik Öneriler
Türk ihracatçıların CBAM kapsamında rekabet avantajı kazanabilmeleri için aşağıdaki stratejileri göz önünde bulundurmaları faydalı olacaktır:
- emisyon ölçüm ve azaltım faaliyetlerine yatırım yapın
- temiz teknolojilere ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelin
- tedarik zinciri boyunca şeffaflığı sağlayın
- emisyon verilerini üçüncü taraflara doğrulatmayı değerlendirin
- AB ithalatçılarıyla aktif iletişim kurarak raporlama ve fiyatlandırmayla ilgili süreçleri yönetin
Büyük Britanya CBAM ve BDT Hedefleri
Birleşik Krallık (BK), 1 Ocak 2027 itibarıyla kendi CBAM sistemini uygulamaya koymayı planlamaktadır. Bu sistem ilk etapta alüminyum, çimento, gübre, hidrojen, demir ve çelik ürünlerini kapsayacak ve yıllık £50.000 değerinde ithalat eşiği belirleyecektir. Elektrik, cam ve seramik gibi ürünler şimdilik kapsam dışıdır.
2027 yılında yıllık bazda raporlama ve ödeme süreçleri olacak, 2028 itibarıyla çeyrek bazlı raporlama planlanmaktadır. Bu durum, Türk şirketlerine hazırlık için ek zaman sağlamaktadır. Rusya ve çevresindeki BDT ülkeleri de AB ile sıkı ticaret ilişkilerine sahip olmaları nedeniyle bu düzenlemelerden dolaylı olarak etkilenebilir. Dolayısıyla, bu pazarlara açılmadan önce CBAM kapsamında geliştirdiğiniz uyumluluk avantajlarını oradaki müşterilere pazarlama fırsatı doğabilir.
Gelecekte CBAM Kapsamının Genişleme İhtimali
Avrupa Komisyonu, Ağustos 2025’te CBAM uygulamasının aşağıdaki yönde genişletilmesini değerlendirmeye almıştır:
- aşağı akış (downstream) ürünlerin kapsam dahil edilmesi
- CBAM sistemini dolanma (anti-circumvention) risklerine karşı önlemler geliştirilmesi
- elektrik sektörüne özel düzenlemelerin derinleştirilmesi
Buna göre, şu anda kapsam dışında kalan Türk ihracatçıları da kısa vadede düzenlemelerin içerisine dahil olabilir. Bu açıdan gelişmelerin yakından takip edilmesi önemlidir.
Türk İhracatçılar İçin Uygulama Önerileri
CBAM geçiş süreci kısa olduğundan, Türk ihracatçılar aşağıdaki adımları acilen atmalıdır:
- AB metodolojisine uygun emisyon ölçüm sistemlerini kurun
- emisyonlarınızı azaltmak üzere üretim proseslerinizi gözden geçirin
- enerji verimliliği artırımı ve yenilenebilir enerji kullanımı gibi alanlara yatırım yapın
- detaylı emisyon kayıtları ve hesaplama süreçlerini belgeleyin
- Türkiye’de uygulanabilecek karbon fiyatlandırma sistemleri hakkında kamu kurumları ve sektörel kuruluşlarla temasta olun
CBAM, yalnızca Avrupa pazarı için değil, Rusya ve BDT ülkeleri gibi dış pazarlara yönelik ticaret stratejilerinizi de şekillendirme potansiyeli taşımaktadır. Uyumluluk yatırımları, uluslararası rekabet gücünüzü artırmanın ötesinde, yeşil dönüşüm süreçlerinde markanıza değer katacaktır.